İlk Türk Atası Kimdir?
Yani, kimdir diye sorarken biraz ciddiye alalım, değil mi? Sonuçta hepimiz, yani çoğu Türk, bir yerlerde bir ataya bağlıyız. Bu kişi de biraz Türk, biraz eski zamanlar… Fakat ben, İzmir’de yaşayan, 25 yaşında bir genç olarak bazen bu soruyu sadece eğlence için soruyorum. Ama gelin, bu konuda derinlemesine bir araştırma yapalım, hem de eğlenceli bir şekilde. Hadi bakalım, kimmiş bu ilk Türk atası, ne iş yapıyormuş?
Türk Atası Derken?
Türklerin atası derken aslında çok büyük bir kucak açıyoruz, biliyorsunuz. Bunu bir Türk kahvesi içip, arkadaşlara “bak biz, Asya’dan gelen bir kavmin torunlarıyız” dediğimizde anlıyoruz. Şimdi, tarih kitaplarında sürekli bahsedilen “ilk Türk atası” aslında Orta Asya’dan kopup gelen, Orhun Vadisi’nde, bilmem hangi göçebe halktan bahsedilen kişi. Bunu tüm ciddiyetimle söylüyorum. Ama, burada bir soru daha var: Gerçekten atalarımıza ne kadar bağlıyız? Bizi bugüne getiren o atalar kimdi, neler yaptı?
Bir Savaşçı mıydı?
Düşünsenize, bir Orta Asya bozkırında bir atın sırtında günlerce yolculuk yapan, kartallar gibi gözleriyle düşmanı kovalayan biri var. Ve o kişi, bizlere “Türk” olmayı miras bırakmış. Yani evet, belki gerçekten o kişi, Türklerin ilk atasıydı ama ben bazen günümüz Türklerine bakınca, şu sıralar biraz fazla soğuyan kahve, telefona bakma ve akşamki diziyi izleme modunda olduğumuzu düşünüyorum.
Bir gün arkadaşım İsmail’e dedim ki: “Bence ilk Türk atası, sabah çayı içerken dizi izlemeyi seven bir adam olmalı!” O da “Evet, olabilir. O zaman bizim atamız, bir ‘Çınar’ izleyicisi olabilir” dedi. Bu tip esprilerim bazen gereksiz olabilir, ama yani… günümüzde neyi ne kadar ciddiye alıyoruz ki?
Efsane Bir Atanın Hikâyesi
Gerçekten de ilk Türk atası, bir gün bir Türk’ü doğurmak üzere değil, öncelikle savaşmak ve hayatta kalmak üzere doğmuş birisi olabilir. Kaldı ki, eski Türkler için hayatta kalmak, yemek bulmaktan çok, bozkırda vahşi hayvanlarla mücadele etmek demekti. Ve bir savaşçı olmak, her zaman en büyük saygınlık anlamına gelirdi.
Ama hayal edelim, Orhun Yazıtları’nı yazan ve tarihe damgasını vuran bu “ilk Türk atası” aynı zamanda sabahları kalkıp kahvaltısını yaparken, iş yerinde bile “çalışmaya hazır” olan bir kişi olabilir miydi? Bilmiyorum ama düşünmesi bile eğlenceli.
Evde İlk Türk Atası:
Günümüzde “ilk Türk atası” diyince, evde benim gibi Türk kahvesi içerken, cep telefonu ekranını karıştıran bir adamı hayal ediyorum. Evet, belki o eski “kurtuluş” savaşçılarından farklıyız, ama şu an bulunduğumuz noktada bile, “ilk Türk atası” gibi bir misyonu taşıyoruz, değil mi?
Bir arkadaşım dedi ki: “Sen de sürekli her şeyin mizahını buluyorsun ama, anlamadın mı, bu iş ciddi!” Gerçekten de ciddi bir işmiş gibi düşündüğümüzde, ilk Türk atası kimdir sorusu şu an işin içinde daha derin bir anlam taşıyor. Ama sorunun cevabını bu kadar basite indirmek de o kadar eğlenceli ki…
Özünde Kimdir?
İlk Türk atası, gerçekten de kendi zamanındaki bir liderdi. Herkesin de derdi, yaşadığı dönemde hayatta kalmaktı. Ama galiba en önemli şey, tüm bu yıllar sonra “Türk” olmayı bir şekilde kimliğimizin parçası yapmaktı. Evet, belki ilk Türk atamız bir atın sırtında, günlerce bozkırda savaşmış birisi olabilir. Ama belki o, aynı zamanda bir kahve içip gündelik hayattan keyif almak isteyen, evde rahat bir şekilde oturabilen, mizahı da hayatına katabilen biri de olabilirdi. Sonuçta kimse “önce savaş, sonra şakalar” demedi!
Kapanış: Yani Kimdi Bu Atalar?
Evet, sonuç olarak Türklerin ilk atası kimdir diye sorarsanız, belki de tam olarak cevabını bilemeyeceğiz. Ama şunu biliyoruz ki, günümüzde “ilk Türk atası” olmak, bazen sadece hayatın keyfini çıkarmak ve esprili bir şekilde yaşamakla da ilgili olabilir. Kim bilir, belki de “ilk Türk atası” bizim gibi, evde bir parça rahatlayan, ama yine de etrafına espri yapan bir insandı.
Tabii ki, bu yazıyı yazarken içten içe düşündüm: Belki gerçekten atalarımızın o çok güçlü yönleri içimizde bir yerde, hatta hiç kaybolmamış olabilir. Ama günlük hayatta bu yüzden bu kadar ciddiye almayalım. Hepimizin içinde, bazen sadece bir gülümseme ve kahveyle geçirdiğimiz anlar var. Bunu unutmayalım!